22 Aralık 2003
üzerinde sunpride yazan ancak her seferinde "sunipeyk" olarak okudugum sisemden bir yudum, akabinde derin bir nefes alarak basliyorum bu sefer. kulaklarimda hala uguldama, bacaklarimda titreme, aklimda söylenen sözler.

öncelikle kampanyami karsiliksiz birakmayip, hemen söyledigim gün bir wazzup haberi sallayan evan abiye sevgilerimi sunuyorum, bize de bekleriz. sunipeyk demisken, zipistanbul'un ortalarda dolanmakta olan sayisindaki internet kösesinde kendilerine rastlamak ve kaffeehaus'da insanlari sinir etmek de herkesin yapabilecegi birsey degildir.

herkesin yapip benim yapamadigim bir seyse, coen biraderlerin filmleri hakkinda güzel fikirlere sahip olmak sanirim. okudugum cogu elestiride yerlere göklere sigdirilamamis, zeki dialoglar ve sahane bir üslupla yazildigi söylenen senaryoyu pek göremedim ben -yine-dayanilmaz zulum filminde. film boyunca tek yaptigimiz tepeden sarkan mikrofonlara sasirmak ve ketriinzetaconz bu sahnede ne giyecek diye düsünmekti. filmden sonra diyebileceklerimse "eeeh iste"yle sinirli.

cumartesi gecesinden bir alintiyla bitirmek istiyorum bugünkü zirvami, her ne kadar 3. kisilere birsey ifade etmeyecek olsa da (gerci artik bunlar moda);
"-nobody loves noone."
"-so fucking what?"

0 comments:

Yorum Gönderme