08 Ocak 2004
iki gündür gözüm telefonda, bursa'dan cikacak hayirli bir haberi bekliyordum. megerse onlar beni bir kirik tele tercih etmisler, teessüflerimi iletiyorum kendilerine. yakin bir zaman sonra "o gördügünüz renkli yerler eskiden hep yesillikti." bile diyebilecegiz, yasasin.

herkese ayni muameleyi yapan, sevgisini ayni yollarla dile getiren insanlari görüp kendilerine acil sifa diledikten sonra karsima cikan bir kisim insan daha cok sasirtti beni. en hardcore desinatörler bile insanlarin kusurlarini kapatip güzelliklerini ön plana almaya calisirken, yaptigi islere "vay be" dedigimiz kisilerin kusurlari gözümüze sokmaya calismasi garip hissettiriyor. acilen yardim almalarini öneriyorum kendilerine en yakin yetkili merciiye basvurup.

yardim almasi gereken bi baska kisi de bu adam. son 4 blogunda yemekten bahsediyor olmasi, gecenin bir vakti babylon önünde bayilmasiyla birlesip gözümü korkuttu. aman diyorum.

son olarak, acaba harbiye orduevindeki askere gidip "ne kadar cok matt bellamy'e benziyorsun farkinda misin?" desem bana ne tepki verir cok merak ediyorum. hepinize airwick'li günler dilerim.

0 comments:

Yorum Gönderme